10 Aralık 2015 Perşembe

    İzlediğimiz filmde değinilen ilk noktalardan biri: Hastaların neredeyse hepsi gerek bilinçli gerekse bilinçsiz aynı bardaktan su içiyor. Herkesin aynı bardaktan su içmesinin yanı sıra; hastaların haftada iki defa 5-10 dakika süreyle banyo yapmasında ve verilen bir sabunla ise 5-10 kişinin banyo yapıyor olmasında da hijyenin devasa eksikliğini görebiliyoruz. Hijyen eksiliği ayrı tutulmaksızın, hastaların banyoya toplu gönderilmesinde de mahremiyete saldırı gözler önündedir.
    Hastalardan bazıları 60 kişi kalıyor ve bu da diğer tüm koşullar gibi hijyenik olmayan bir ortamın habercisidir. Aynı zamanda kimse kullandığı bir eşyayı kişisel eşyası haline getiremiyor çünkü yıkanmaya yollanan ürünler -pijama takımı, çorap, çamaşır vb. tek bir kişiye ait olması gereken şeyler- hastaya geri dönmüyor. Hasta bunları başkalarının üzerinde görüyor zira kendi üzerindekiler de başkalarına ait olan eşyalar. Bu döngü bu şekilde sürüp gidiyor.
    Hastaların büyük çoğunluğu aileleriyle daha fazla vakit geçirmek istiyor ve haklı olarak bunun onlara daha iyi geleceği kanısındalar. Bu durumun sadece hasta isteği olarak kalması ve hastaların aileleriyle görüşememelerinin yanı sıra belirli bir randevu sistemi de yok. Hasta aileleri de aynı şekilde hastalarını görmek isterken, durumları hakkında bilgi de almak istiyorlar. Ancak doktorlar gerek hastaların aileleriyle gerekse hastalarla birebir olarak, hastanın durumu hakkında konuşamıyorlar. Bu durum hastalarda, haklı olarak, doktorların kendileriyle ilgilenmediği düşüncesini doğuruyor.
   Bazı hastalarsa tekrar tekrar aynı kuruma yatıyor bu ise bir iyileşme/düzelme kaydedilemediğinin bir kanıtıdır. Hastalar yatırılmadan önce onayları alınsa yine aynı sonuçlar mı doğacak sorusunun cevabını maalesef ki bilemiyoruz. Onaylarının yanı sıra, verilmesi hekimlerce uygun görülen(!) ilaçların hastaya yan etkisi olup olmadığı sorusu da hastalara sorulmayan diğer sorular arasında.
İyileşip, sağlığına kavuşması hedeflenen hastalara çoğu kez gereksiz yere elektroşok verilmesi, 5-6 kişiye ise ‘odaya tıkılmak’ suretiyle bayıltmadan elektroşok verilmesi hastalarda iyileşme yerine, sağlık durumlarında kötüye gitme gibi sonuçlar doğurmuştur. Filmde hastalara bu denli elektroşok uygulanmasının nedeni olarak, bu durumun doktorlara puan ve para getirisi olduğu belirtiliyor.
   
   Tüm bunları –az veya çok- yaşayan hastalar oradan çıktıktan sonra dışarıdaki hayata adapte olmakta sıkıntılar çektiklerini ve diğer insanların ön yargılarıyla karşılaştıklarını söylüyor. Bu durumunda zaten yeterince zor koşullar atlatan hastaların dışlanmasına sebep olduğu ifade ediliyor.